DOLAR43,1999% 0.05
EURO50,3868% 0.16
STERLIN58,2259% 0.29
FRANG53,9255% -0.05
ALTIN6.403,36% -0,43
BITCOIN96.270,731.188
reklam

VEFA

Yayınlanma Tarihi : Google News
VEFA
reklam

2026’ya sayılı saatler kaldı. Yeni yılın hayatımızdaki kötülük ve çirkinlik diye tariflendirdiğimiz şeyleri azaltmasını isterken, sevgiyi, ilgiyi, hoşgörüyü, empatiyi, saygıyı, mutluluğu ve güzel olan ne varsa çoğaltmasını diliyorum.

Soğuk bir aralık günündeyim. Odanın penceresinden, hükmünü sürdüren soğuk havayı ısıtmaya çalışan kış güneşinin aksini seyretmekteyim. Ağaçlarda, beyaz, parlak bulutlarda ve araçların üzerinden yansıyan parlaklıktaki güneşin yüzünü! Doğa, her haliyle biz insanlara çeşitli duygular hissettiriyor. Ve biz, içimizdekini keşfediyor, farkına varıyor ve görüyoruz alemin her detayında, nefesinde ve sesinde…

Böyle bir güne yakışan da sıcak bir mekânda, içimizi ısıtan bardaktaki bir içeceği yudumlamak olurdu. Hadi, öyle bir ortamda olduğumuzu hayal edelim ve birbirimize karşılıklı hikâye anlatalım. Ve bu hikâyelerden hisse almaya çalışalım.

Önce ben anlatayım isterseniz…

Hikâye budur ya, ülkenin birisinde üç kişi giyotinle idama mahkûm olur. Bunlardan birisi din adamı, biri hâkim, biri de fizikçidir. Şehrin meydanında giyotin kurulur, mahkumlar idam edilmek için getirilir ve halk meydanda toplanır.

İlk olarak din adamının başını giyotinin altına yerleştirirler ve son sözünü sorarlar. Der ki: “Ömrüm yaratıcıya dua etmekle geçti, o beni kurtaracaktır. Ve Tanrım! Tanrım” Tanrım!” diye seslenir. Cellat giyotini indirir ama giyotin boynuna birkaç santim kala durur. Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır. “Tanrı sözünü söylemiş ve din adamını korumuştur, serbest bırakın!”

Din adamı böylece ölümden kurtulmuş olur.

Hâkime de aynı tarifeyi uygularlar ve son sözünü sorarlar. Hâkim “Ben din adamı gibi Tanrı’ya inanmıyorum ama adalete güveniyorum, diyerek Adalet! Adalet! Adalet!” diye seslenir.

 Giyotin hâkimin boynuna birkaç santim kala durunca halk tekrar şaşırır ve “Adalet sözünü söyledi, onu da serbest bırakın!” diyerek bağırırlar. Böylece hâkim de canını kurtarmış olur.

Sıra üçüncü mahkûm olan fizikçiye gelir. Son sözünü söyle demeleri üzerine Fizikçi: “Ben ne Tanrı’ya inanan bir din adamıyım, ne de adalete güvenen bir hâkim. Bildiğim tek şey şudur: Giyotinin ipinde bir düğüm var ve o düğüm giyotinin tam inmesine engel oluyor.”

Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir düğüm olduğunu görürler. Düğümü açıp tekrar bırakırlar, böylece fizikçinin başı bedeninden kopar.

Hikâye bitti… Bu kıssadan ne hisse alalım?

Diyebilir miyiz ki; Toplumdaki “düğümler” ve sorunlara işaret edip gerçekleri söylemenin acı sonuçları olabilir! Ve gerçeği söylemeye cesareti olanlar, bedel ödemeyi göze almalıdır.

Evet sevgili dostlar, insanı değerli kılan eylemleridir. Ancak değerli eylemlerin her zaman bir bedeli vardır. O yüzden biraz da mizahi olarak deriz ki: “VEFA sadece İstanbul’ da bir semt adı değildir!”

Şahsımız ve içinde güvenle yaşadığımız toplumumuz için bedel ödemiş insanların, kıymetini bilmek adına “sahtesini piyasada tuttuğunuz hiçbir şeyin gerçeğine yer açamazsınız” cümlesi ne kadar da anlamlıdır.    

Sıcak içeceğinizi yudumlarken hiç düşünüyor muyuz? Hepimizin kendi toplumsal yaşamı içerisindeki rolünü en iyi bir şekilde oynamaya çalıştığını… Bu tabi ki garipsenecek ya da kötülenecek bir durum değildir. Bu böyle olmalıdır ve böyle de olacaktır. Ancak, hangi durumlarda, rolümüzü nasıl oynayacağımız kültürümüzle alakalıdır. Kültür iletişimi belirler. İletişim olmadan toplumsal yaşamı düzenleyemez, anlamlarımızı aktaramayız. Bize düşen rol de bu anlamları kendi lisanımızca içinde bulunduğumuz topluma yansıtmak olarak ortaya çıkıyor.

Velhasıl dostlar, insanların toplumsal yapının ürettiği anlamlara göre eylemlerini biçimlendirdiğini ifade etmeye çalışıyorum. Ancak, kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insanın da en kötü insan olduğunu bilip, ahde vefayı hayatımızdan çıkartmamalıyız diyorum.

Kendisini toplumun sorunları ve düğümleri için feda eden insanlarla yaptığımız toplumsal sözleşmeyi unutmayalım. Eğer bir toplumda adalet, iyi ve güzele aşık huzurun geçerli olması isteniyorsa, hikâye örneğinde olduğu üzere hayatını ortak mutluluğumuz için harcayanlara biraz da olsa VEFA! Lütfen!

 Mutlu yıllar, afetsiz günler diliyor, önümüzdeki yıllar için sizin hikayenizi bekliyorum…

*

HÜSEYİN KANZA

reklam

YORUM YAP

reklam

DÖVİZ KURLARI

  • DolarDOLAR
    ALIŞSATIŞFARK
    43,186943,1999% 0.05
  • EuroEURO
    ALIŞSATIŞFARK
    50,373850,3868% 0.16
  • SterlinİNG. STERLİNİ
    ALIŞSATIŞFARK
    58,165358,2259% 0.29
  • FrangİSV. FRANGI
    ALIŞSATIŞFARK
    53,895953,9255% -0.05
  • Kanada DolarıKAN. DOLARI
    ALIŞSATIŞFARK
    31,068331,0782% -0.07
  • Çeyrek AltınÇEYREK ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
    10.244,0010.469,50% -0,43
  • Gram AltınGRAM ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
    6.402,506.403,36% -0,43
  • BitcoinBITCOIN
    FİYATDEĞİŞİM
    96.270,731.188
reklam

DÖVİZ ÇEVİRİCİ

  • Satış
    Alış